Yoga bahaneleri

Bir kere bile olsun yoga yapmak faydalı, ve bence çok keyifli.

 

O bir kere yapmanın faydası doğal olarak o zaman dilimine ait.

 

Nasıl ki yemek yersiniz, bir süre sonra etkisi geçer, yine yemek gerekir.

 

Düzenli ve tutarlı bir çalışma ise daha uzun süreli etki yaratıyor ve yapılan çalışmanın etkileri o güne, hayata, hayatın işleyişine yayılmaya başlıyor.

 

Ben düzenli yoga yapıyorken bir yoga kampına gittiğimde, eğer yoğun bir kampsa, bir kaç günde daha da güçlendiğimi, ama kamptan günlük rutinime döndüğümde, 2 hafta içinde bedenimin genel haline döndüğünü gözlemliyorum.

 

Düzenli ve tutarlı olarak yoga yapıldığında vücut sadece gevşemiyor, gerginliklerini bırakmaya da başlıyor.

 

Peki bu gerginlik oraya neden gelmişti?

 

Evet bazen düzgün oturmamaktan, bazen saatlerce bilgisayarda veya mesleki bir nedenden aynı pozisyonda çalışmaktan…

 

Ama bazen de vücudumuzda zayıf olan bir bölge yüzünden diğer bir bölgenin ya da bir kas veya kas grubunun tembelliği yüzünden o bölgedeki diğer kasların aşırı çalışması yüzünden.

 

Ve yoga yaptığımızda, yoga dengeyi aradığından, çalışmalar vücudun dengeli çalışmasını destekleyecek yönde olduğundan, çok çalıştırdığımız kasları daha az çalıştırıp, az çalıştırdıklarımızı daha çok kullanmaya doğru bir yolculuğa çıkmış oluyoruz.

 

Bu yüzden ilk yoga derslerinden sonra, vücutta, özellikle sırtta kaburga arası kaslarda (çünkü bunları genellikle pek kullanmıyoruz) yorgunluk, et kesiği ağrısı hissedebiliriz.

 

Ki spor yapmış kişiler bilirler, bu doğaldır, normaldir, geçer…

 

Daha sonraki derslerde ise vücudumuzun başka yerlerinden “tuhaf” hisler gelmeye başlayabilir.

 

Mesela bir keresinde bir arkadaşımla konuşurken bana yoga yapmaktan belinde fıtık oluştuğundan bahsetmişti. Bunun tam tersi olması çok mümkün. Muhtemelen çoğumuzda bir bel veya boyun konusu var (ufak bir incinme, sıkışmışlık…), farkında olmasak da. Ve muhtemelen bu arkadaşımda da fıtık zaten vardı, ve bedeni o fıtığı korumak kollamak için çevre kasları sertleştirmişti. Yoga yapmak suretiyle kaslar gevşemeye, daha dengeli kullanılmaya başlandığında o fıtık da su yüzüne çıktı. Bu ilk bakışta iyi gibi gözükmeyebilir. Ama aslında bir kaç nedenden çok iyi. Öncelikle biliyor olmak bu konuda bir şeyler yapabilme ve iyileşmeye doğru yol almak fırsatı yaratacak. Diğer taraftan o fazladan kullanılıp sertleşen kaslar, aşırı yorulmaktan kurtulacaklar. Nitekim bir süre sonra daha fazla yorulamayacak ve daha fazla sertleşemeyecek olduklarında başka kasların da çalışmaya başlaması, yorulmaya başlaması gerekir ve bu da vücutta dengesizliğin dengesizlik yönünde yol alması demek, iyileşme ve koruma yönünde değil.

 

Mesela ben 24 yaşındayken bel ağrılarıyla doktora gittim. Doktor bana belimdeki 2 omurdaki açının çok fazla olması nedeniyle disk kayması riski olduğunu, bu nedenle hayatım boyunca aşırı kilo almamam gerektiğini, hamile kalırsam da bu süreyi yatarak geçirmem gerekeceğini söyledi. O zamana kadar nerdeyse sadece yüzüstü uyuyan ben, belimin oyukluğunun fazlalığından uykudan bıçak saplanması hisleri ile uyanarak kalkmaya başladığımdan kendimi zorla sırtüstü uyumaya alıştırdım. Ve o zamandan beri, yıllardır, yüzüstü uyuyamayacak kadar belirgin oyuğu olan bir belle yaşıyorum.

 

Yoga yapmaya başladığımda önceleri pek bir şey farketmedim. Ama sonra anladım ki belimin arkasındaki kaslar nerdeyse kemik kadar sağlamlaşmış,

 

öne eğileyim

yok, gidemezsin o kadar,

döneyim,

yok dönemezsin o kadar,

 

izin vermiyorlar…. sonra “tamam benim vücudum böyle, olduğu kadar” deyip devam edince, belim yavaş yavaş yumuşamaya, bu arada başka kaslar güçlenmeye, bölge kendini dengelemeye başladı. 10 senedir devam eden bir değişim var, daha da uzun süre devam edebilir… Ben sadece belimi gözeterek, zorlamadan, hoşluk içinde hareket ederek devam ediyorum. Bu arada başlangıçta düz bacakla öne eğildiğimde yerden 10 cm havada kalan ellerim, artık bayağı yere geliyorsa da zaten bunun bir önemi yok, değişimi görüyorum ama buna görmekten daha fazla bir değer vermemeyi önceliğimde tutuyorum. Gerçekte yoga dışardan görülebilen bir şey değil, her neyse.. bu başka bir konu

 

Zaman zaman yeniden bel ağrıları hissetmek biliyorum ki, artık sürekli ağrıdığından ve şikayetinin dinlenmemesine alışarak susmuş bedenimin “aaa artık beni dinliyor, konuşayım da derdimi dile getireyim bari” demesinden, değişikliklerden, tam bluğ çağındaki büyüme ağrıları gibi. Ama bazen de kendimi harekete kaptırıp yeterince belimi korumamış olduğumdan da incinme diye adlandırılamayacak kadar küçük bir incinmeden de olabilir. Bu farkı öğrenmemiz, korumayı, dinlemeyi, hareketleri yaparken sınırları zorlamamayı, hisleri hissetmeyi, vücuttan çekip dışarıya yönelttigimiz ilgiyi yeniden içeriye davet etmeyi, odaklamayı öğrenmemiz, alışmamız, bir parçamız, özelligimiz haline getirmemiz gerekiyor.

 

Ve bunu yaptığımızda, yapabildiğimizde iyileşme kendiliğinden, kendi zamanında ve ritminde yumuşaklıkla gerçekleşiyor.

 

Angouleme, Fransa, 2011

 

 

Yoga serüveni

 

Neden

 

Yoga ile sağlığı iyileşme kaydedenler tablosu

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir