Ağlama Zamanı, Gülme Zamanı

Bugün dip akıntısı gibi ağır derin bir hüzün içinde yeniden aynı soruyu soruyorum.

 

 

Çocuklarımız olduğunda, onların

  • mutlu
  • incinmemiş
  • özgür
  • neşeli
  • hafif
  • güvende
  • iyi ilişkilerde
  • huzurlu

olmalarını isteriz.

 

Fakat onları hayata gönderip arkalarından izlediğimizde,

  • acı çektiklerini
  • polis tarafından, araba kazasından vsvsvs incindiklerini,
  • doktorlar, öğretmenler, yargıçlar vsvsvs tarafından kötü muamele gördüklerini,
  • eşleri, arkadaşları, ortakları vsvsvs tarafından aldatıldıklarını,
  • yüzeysellik, sahtelik, eşitsizlik ve adaletsizlik vsvsvs karşısında hayal kırıklığına uğradıklarını

görürüz.

 

 

Hayatın bütününde nasıl bir denge var?

 

Ne kadar mutluluk ya da üzüntü? Veya hüsran ya da memnuniyet?

 

Bu vermek mi?

 

Hayat verirken gerçekte ne veriyoruz?

 

Ya da kendimize mi veriyoruz?

 

Siz, hayat verilmiş bir kişi olarak neyi tercih ederdiniz?

 

O halde ne yapıyoruz?

  • Bütün adaletsizliklere gülümseyelim mi?
  • Bütün zulme ve zorbalıklara gülelim mi?
  • Bütün savaşları, kıyımları, tecavüzleri hoş mu karşılayalım?

????

 

Teslimiyet nedir?

 

Özgürlük nedir?

 

İnsan olmak nedir?

 

 

Veya belki biraraya gelip, gülüp, kalplerimizi ısıtabiliriz……..

 


 

 

Sadelikte yaşamak

 

Sabır

 

Şükran

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir