Ryan Giggs’in başarısının sırrı; “Yoga ile iyi hissetmek”

Dünya devi Manchaster United’in web sitesinde 39 yaşındaki takım kaptanları Ryan Giggs hakkındaki bilgi şu sözlerle başlıyor:

 

“Ryan Giggs hikayesi, hala hiç bir silikleşme belirtisi göstermeden devam, devam, devam ediyor. Artık cüretkar ve atılgan bir sol kanat oyuncusu olmasa da, defansı sakinleştiriren ve en ince pasları verenlerden biri.”

The Indenpendent’ın futbol muhabiri IAN HERBERT‘ın 15 Ocak 2011 tarihinde yayınlanan makalesinden alınmıştır.

 

Ligde 600den fazla maçta oynamış, United’ın efsane oyuncusu kariyerini uzatan kararı Ian Herberts’e anlattı.

 

Ryan Giggs, zerafet, denge ve kas esnekliği ile tanınan futbolcu, bana bu saydıklarımı değil ama yoga sanatını öğretmeye çalışırken ve onun, bana oblik kaslarımı nasıl kullanacağımı üçüncü kez gösterirken ki kararlı ama sakin tavrı, bir gün ne kadar farklı bir yönetici olacağını gösteriyor.

 

Giggs için çok şey yapmış olan yoga eğitmeni Sarah Ramsden bu seansı yönlendiriyor, ve başlarken “eğer nefessiz kaldıysanız çok ileri gitmişsinizdir” diye uyarıyor, bu kaygı verici gibi gözükse de, Giggs yoga minderinin üstünde sırtüstü yatıp bacaklarını rahatlatırken oksijene ihtiyaç duyuyormuş gibi gözükmüyor.

 

Giggs, bir sonraki esneme setine geçtiğimizde, bana usulca ”bacak arkası kasların çekiyorsa, ayak parmaklarına dokunmana gerek yok” diyor. Bana kalçalarımı döndürmeden başımı çevirmemi söylediğinde Harry Swales görüş alanımıza giriyor. Swales 84 yaşında ve bu seansa katılmadı. Koca bıyığının altından sırıtarak “Onu sana bırakayım dedim” diyor. Giggs Swales’in daha yetenekli bir öğrenci olduğundan bahsetmiyor.

 

….

 

Bugün, 10 yıllara uzayan kariyer gelişimi son derece basit ve zahmetsiz gözüküyorsa da, 19 kasım 2001’in soğuk bir Münih gecesinde Giggs’i yogaya iten talihsiz antrenmanda hiç de öyle değildi. Eski Olimpiyad Stadında, United, Şampiyonlar liginde Bayern’le olan maçı öncesinde, şimdi 37 yaşında olan Giggs’i, kariyerinin orta yerinde yeni uzun süreli bacak kası sakatlığı yaşaması ciddi olarak sarsmış, ancak bu olay onun, hayatının her yönünü yeniden değerlendirmesine neden olmuştu.

 

Giggs o günü şöyle anlatıyor: “bu maçta oynayacaktım. Teknik Direktör bana oynayacağımı söylemişti zaten. Maçtan önceki gün, stadda antrenman yapıyorduk, tam da bitirmek üzereyken oldu. Soğuktu, bu da pek yardımcı olmadı, çalım çalışması yaparken bacağımın arkasını hissettim. O kadar üzüldüm ki, inanılır gibi değildi. Otele dönüşümü hatırlıyorum, öyle oturup kaldım, bitmiştim. O kadar mesafe kaydetmiştim, çalışmıştım, iyi hissediyordum ve birden fırsatı kaçırdım, olmaması gereken oldu.

 

İşte o gün şöyle düşündüm: “bir şeyler yapmam lazım, bu kadar alkol almamalıyım, yediklerime dikkat etmeliyim, yapabileceğim her şeyi yapmalıyım, yatağım, arabam, bunu durduracak her şeyi yapmalıyım”. Bacak kasımdaki sakatlıklarım, benim, bir sezonda 10-15 maç oynamama engel oluyordu ve 30 yaşına geliyordum.”

 

Yatak şiltesi işin kolay kısmıydı, araba da, bir miktar vicdan muhasebesi yaptıktan sonra netleşti. (Giggs, sol bacağına ve arka bacak kaslarına ekstra yük bindiren sert debriyajlı spor arabalardan her sene yeni bir tane almaktan vazgeçip bir Mercedes 500 edindi.) Fakat yoganın yeri hakkında en ufak bir fikri yoktu. Zamanın United’lı sporcularının adını “Louise” olarak hatırladığı bir yoga eğitmeni iki hafta önce klubün yeni Carrington tesisinde işe başlamıştı. “Onu fizyoterapist getirmişti” diye hatırlıyor Giggs. “Her yerde onu aradım, buldum, konuştum, ona problemlerimden bahsettim. O da sadece “e haftaya gel o zaman” dedi”.

 

Giggs merakı uyanan tek United oyuncusu değildi. Roy Keane, Gary Neville and Mikael Silvestre de, aşağı yukarı aynı zamanda, kas esnekliğinin kariyerlerini uzatacağı umuduyla yogaya başladılar. Silvestre, belki de bu dörtlünün en az meşhur olanıydı, ancak bu disipline kolaylıkla adapte olmak bu alanda İngilizlerin yıllarca önünde olan tipik bir Fransız oyuncu için zevkliydi.

 

“Mikael, yoga eğitmeni gibiydi. Yabancı ve İngiliz oyuncuların gelip yoga yapma yaklaşımları aynı. Fakat, tecrübeyle biliyorum ki, Fransa’dan gelen oyuncular daha fazla esnekliğe sahipler, çünkü esneme onlara öğretilmiş, genç yaşlardan itibaren çalışmalarının büyük bir kısmını kapsıyor. Esneklikleri daha fazla, ya da öyle görünüyorlar. Bu onların çalışmasının bir parçası iken, İngiliz oyuncular için esnemeler ya yanlış yaptıkları ya da antrenmana çıkmadan etrafta oturup esniyormuş gibi yapıp çene çaldıkları bir zamandır.” diyor Giggs.

 

Aldığı verim Giggs için son derece büyük oldu. Bacak kasları incinmeden muaf değildir.

 

………

 

Aynı şekilde, …..uzun süreli oynayan bir diğer oyuncu da David Beckham….. Beckham’ın özelliği de doğru hazırlık yapması.

 

Yogik bir günlük yaşam Giggs’e uzak. Yemek düzeni ve yoganın ruhsal yanı Giggs’in hayatına girmedi. “Yiyecek olarak (United’da) her şey önümüze serilirdi, benim gerçekten ilgimi çeken yoganın bu yönü değil”. Özümsediği kısmı ise şöyle dile getiriyor: “Her gün antrenman yapabilmek ve iyi hissetmek”

 

………..

 

 

 

http://www.independent.co.uk/sport/football/news-and-comment/feeling-good-with-yoga-the-secret-of-giggs-success-2185031.html

 

***

 

2003’de yogaya başlayan Giggs 2008’de The Sunday Times’a da şunları söylemişti:

 

“Yoga, bedenimin futbolda kullanmadığım kısımlarını test ediyor. İlk yaptığımda, 5 yıl kadar önceydi, tamamen bitkin düştüm. Eve gidip 3 saat uyudum. Bazı delikanlıların yoganın biraz yumuşak bir şey olduğunu düşündüğünü biliyorum ama, açıkçası ilk yıl yogadan korktum, çünkü varlığından haberim olmayan kaslarım ağrıyordu.”

http://www.mindbodygreen.com/0-2350/UK-Soccer-Star-Ryan-Giggs-Credits-Yoga-for-Success.html

 

 

 

Ünlüler ve Yoga

 

Beyler bu kadar kenarda kalmayın

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir