Bilinçli farkındalık

17/11/2019

Godfrey Devereux ile “Zorlayıcı anlar için Mindfulness” seminerindeyiz.

Çevremizde olanlardan rahatsız olmak, rahatsız etmek, saygı hakkında konuşurken aklıma geldi.

Caddebostan 9/10/2019

 

Geçenlerde bir gün yakın bir arkadaşımla Caddebostan sahilinde bir yürüyüşe çıkmıştık. Güneş batmak üzereydi. Pek kimse de yoktu çevrede.

Manzara o kadar güzeldi ki tempolu yürüyüşü ve sohbeti bırakıp deniz kenarında oturduk, dakikalarca hiç konuşmadık, güneşin batışını, denizdeki aksini, dalgaların ritmini, sesini, yosunların kokusunu izledik.

Güneş gidince serinlik geldi, biz de kalktık. Ancak ondan sonra fotoğraf çekmek aklımıza geldi.

Yürümeye başlamıştık ki bir müzik sesi, döndüm; adamın biri bisikletine hoparlörleri takmış, yayın yapa yapa geliyor.

– Kulaklığınız yok mu? dedim.

– Yok dedi.

Ancak aslında benimki bir soru değildi.

 

Bugün, seminer sırasında bir haber aldık, bir arkadaşımıza karşıdan karşıya geçerken hızla giden bir araba çarpmış, hastanede yoğun bakıma kaldırılmış.

O arabayı kullanan da ya telaştan, ya keyiften hızlı gitmiştir.

 

Bakalım;

ne kadar kendimizin,

ne kadar bulunduğumuz yerin,

ne kadar yaptığımızın farkındayız?

yaptığımızın etkilerinin ufak olması bizi kurtarır mı?

yoksa ne kadar etkisi olmasa da yapılanın niteliği midir, amacı mıdır, içindeki niyet midir hesap edilmesi gereken…

tabii ki hukuki sonuçlardan bahsetmiyorum.

tavrı haklı çıkaran nedir?

hızla geçen arabanın kimseye çarpmamış olması,

sessizlikte bisikletiyle, arabasıyla geçerken yüksek sesle müzik çalan adamın çaldığı müziğin güzel olduğunu düşünmesi

yeterli midir?

 

 

ve bütün bunlar ve başka şeyler olurken

biz ne yaparız ?

Caddebostan 9/10/2019

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir