kibirsiz ve Zelda’lı

meyvenin ancak kendi zamanında olgunlaşıp dalından ayrılması gibi,

Newton’ın düşen elmadan yerçekimini farketmesi,

Arşimed’in suyun taşmasından “buldum” diye fırlaması gibi;

zamanı geldiğinde sadece ustalarımızdan değil, büyüklerimizden, kitaplardan değil,

kendimizden, diğer varlıklardan, veya doğadan da öğreniriz,

ateşten, sudan, rüzgardan, taştan, böcekten, sürüklenen torbadan…

kibire gerek yok, yeterli birikim oluşturduğumuzda, gözümüz, kulağımız, aklımız açıksa yakalarız, herkesten veya herşeyden.

 

çok tatlı bir kitap oluşturmuş Carol W. Gardner; Zelda’nın Zen’i

Giriş kısmı şöyle;

“iş dog-ma ‘ya geldiğinde, kim bir köpekten daha iyi olabilir?

Zelda’nın Zen’inin oluştururken, yaşamımı kuşatan dogmalara derinlemesine bakmam gerekti. Bu kitap bir tefekkür girişimi… sizdeki benin, bendeki sizin yansıması/tefekkürü. Bilgeliğimin Zen’ine ve Zen’imin bilgeliğine bir bakış.

İlk bakışta bana açık görünen şey bilgelik değildi. Bendeki Zen’i açığa çıkaran bilgeliğin ters yüz olmasıydı. Basit olan, basit değil, basit olmayan basitti.

İlham ararken, gerçeği gördüm. Ancak sıklıkla gerçek olan doğru değildi. Ve Zelda’nın Zen’i de öyle ilerledi. Kelimelere dikkatle ve yakından bakmalısınız. Ve sorulara da.

Gülmek benim Zen’imin merkezi… kendimize gülmek bizi aydınlanmaya diğer herşeyden daha çok yaklaştırır. Zaman ayırın. Sessizi dinleyin. Bir mum yakın, ya da daha da iyisi, içsel mizahın tadını çıkararak hayatınızı ateşe verin. Siz, de, mutluluğu bulabilirsiniz.

Nerdeyse Zen Ustası Zelda”

 

ve birkaç sayfa;

“hayal ettiğiniz hayatı yaşayın”

 

“çatışma, sizsiz sürmez”

 

“temelde, nişancı kendini hedef alır”

 

“aerodnamik olarak arıların uçamayacağı söylenir…

neyseki onların bundan haberi yok”

 

“meditasyon size, görünmeyen kendinizi tanıma imkanı verir”

 

“bilinçli hiçliğin mükemmelliğini yakalayın”

….

 

 

Geçmişin tuğlaları

 

Zen fıkraları

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir