Bir kitap: Buda Size Yemeğe Gelse – Hale Sofia Schatz

BESLENME NEDİR?

 

Beslendiğimiz zaman kim olduğumuzu biliriz. Nasıl hissettiğimizi biliriz. Önceliklerimizi anlarız. Yaşamımızın esas amacının ne olduğunu daha açıkça anlarız. Gerçek benliğimizi onurlandıracak biçimde hareket etme özgürlüğüne sahip oluruz. Beslendiğimiz zaman, yolumuzun üzerinde esen yellere, kopan fırtınalara çaresizce tepki göstermek yerine yaşamımızı sürdürürken zarif ve güçlü davranırız. Eğer ruhunuzun içsel iletilerini dinleyebiliyor ve buna karşılık verebiliyorsanız, beslenmektesiniz demektir. Diğer taraftan, beslenme yiyecekle olur, ancak tek başına yiyecekler bizi beslemeye asla yetmeyecektir. Süpermarketlerin rafları dolup taşar, yine de bizler bu ülkede daha fazlasının açlığını çekmeye devam ederiz. Bedenlerimizi, yüreklerimizi, zihinlerimizi ve ruhlarımızı bir varlığın bütünü olarak doyuracak besleyici gıda ve etkinliklerin açlığını çekeriz.

 

DÖNÜŞÜM YARATAN BESLENME

 

Bedenimizi gereğince beslemeye başladığımızda şaşırtıcı bir dönüşüm ortaya çıkar: Varlığımızın bütün bölümlerini beslemenin yollarını keşfetmeye başlarız. Dönüşüm yaratan beslenmedir bu, alışılmış, kısıtlayıcı kalıpları ve davranışları büyümeyi ve gelişmeyi teşvik edici besleyici uygulamalara dönüştürme işlemidir. Yiyecekler, daha dolu ve bilinçli bir hayat yaşamamızayardımcı olabilir mi? Evet! Sağlıklı yiyecekler tek başlarına sizi aydınlatmaya yetmez. Aslına bakarsanız kendileri de bir saplantıya dönüşebilirler. Dönüşüm yaratan beslenmenin anahtarı bilinçli olmaktır.

 

Dönüşüm yaratan beslenme kısa süreli bir yemek programı değildir; bilinçli bir yaşam sürdürmeye yarayan bir dizi araçtır. Kendinin bilincinde olmayı öğrenmenin dinsel geleneklerden ve inançlardan yogaya ve meditasyona ve başka ruhsal öğretilere kadar sayısız yolu var. Yiyecekler ile ruhsal gelişim arasındaki bağlantı ise henüz enine boyuna araştırılmış değil genel olarak. Günümüzde yararlanılabilecek beslenme modelleri yalnızca perhiz ve yeme bozuklukları gibi fiziksel ve duygusal düzlemler üzerinde durmakta. Dönüşüm yaratan beslenmenin benzersiz yaklaşımı ise yiyecekleri ve yeme eylemini fiziksel, duygusal ve ruhsal yönden bilinçlenmek için yapılan günlük uygulama haline getiriyor.

….

Kalıcı değişiklikler yapmak için, hem farkındalığa hem de eyleme ihtiyaç vardır. Tam bir şey ölürken, yeni bir şey de doğar. Yeni kendinize yer açmak için eski kalıpları budamanız gerekir. Gideni bırakmak risklidir, eski kalıplar, eski zırhlar çok güvenli gelir. Seçim size kalmıştır. Gelişiminize direnmeye çalışırken çok fazla enerji harcayabilir ya da ruhunuzun çağrısına cevap verebilirsiniz.

….

 

KİMİ BESLİYORSUNUZ?

 

….

Bir çok kişi, duyguları ister olumlu ister olumsuz olsun, bir duygusal gereksinime istinaden yer. İnsanlar böyle yedikleri zaman, genellikle kolay, çabuk ve nerdeyse hiç bir hazırlık gerektirmeyen bir şeyler atıştırırlar. Kendimizi çoğunlukla besin değeri düşük yiyeceklerle çabucak doyuruyoruz ve açlık oluşmadan, duygusal dengesizlik halindeyken yemek yiyoruz. Bir çoğumuz beslenirken eski kalıplara sıkışıp kalıyoruz ve bunun farkında olmuyoruz. “Kimi besliyorsun?” sorusu bilinçsiz, takıntılı davranışın basit bir panzehiri olabilir.

Otuz saniyelik damak zevki bedeninize vereceğiniz fazladan rahatsızlığa değer mi? Gerçekten yapmak istediğiniz bu mu? Konu kurabiyeyi yemeniz yada yememeniz değildir, kurabiyenin kendisinde bir kötülük yok. Konu farkındalık; yaptıklarınızın farkında olmak ve belirli bir yiyeceğin belirli bir anda size nasıl geleceğini bilmek. Bu kitapta sunulan rehberlik ve adımları izleyerek, bedeninizin ritimlerini ve gereksinimlerini öğreneceksiniz. Uygulamak suretiyle kendini düzenli olarak konrol etmek kolaylaşır. Öyleyse, bir dahaki bir şey yiyip içeceğinizde kendinize “kimi doyuruyorum ben?” diye sorun. Ve gelecek dürüst cevabı bekleyin.

….

 

(kitabın ilk 14 sayfasından)

https://heartofnourishment.com/

 

 

En sevdiğim kitaplar

 

Kilo konusu

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir