Nicelik kalite ölçüsü sayıldığında

Zamanını tam hatırlamıyorum ama eğitmenlik yapıyorken ve halihazırda 4-5 eğitmenlik eğitmeni almışken bir yoga seansına gittim. Zaten yabancı eğitmenlerin atölyelerine katılmaya devam ediyorum, ara sıra da eğitmen arkadaşlarımızın seanslarına katılıyorum, keyfine. Böyle bir çalışmaya katıldım. Uzun zamandır görmediklerimle selamlaşırken salona bir kaç dakika geç girmiş oldum. İlk asana, virasana.

Ne kadar kalacağımızı bilmediğimden, çok da oyalanmamak için ayaklarımın arasına üstüne oturmak üzere sadece 1 blok aldıp yerleştim. Bu beni ancak bir kaç dakika idare eden bir yükseklik, uzun kalacağım zaman bloğun üstüne bir de battaniye ilave ediyorum. Bu oturuşta kalış 5 dakikayı geçince benim bacaklarım tahammül sınırını aştı, kıpırdanmaya başladım ve biraz sonra da çıktım. Daha önceden karşılaşmadığım eğitmen buna istinaden beni yogaya yeni başlayan biri olarak değerlendirdi ve ” tamam, farkındayım, çıkabilirsin” dedi. Bütün çalışma boyunca bana acemi muamalesi yaptıktan sonra çalışmanın sonuna doğru omuz duruşu yapılacağı zaman beni bekletti, diğerleri daha önce bu eğitmenle çalışmış kişilermiş, onlara bir göz atıp “biz nasıl yapıyoruz sana göstereyim, seni ilk defa görüyorum” dedi. Önce blokların, minderin nasıl yerleştirileceğini, duvarın nasıl kullanılacağını söyleyip sonra kendisi yaptı, sonra çekilip benim yapmamı bekledi. Omuz duruşu benim beden özelliklerimin pek zorlaştırmadığı bir asana. Hop, kolayca, zahmetsizce, rahatça omuzlarımın üstüne yerleşince gözlerini gördüm. Muhtemelen eşdeğer derececede kaliteli  – talimatlara uygun, güçlü, çökmeden.. – yapıyoruz. Ancak orada benim acemi olamamayacağımı farketti…

Tabii bunda benim tavrımın da etkisi var. Ben başka eğitmenlerin çalışmalarına katıldığımda zorlayarak, ya da en açık, en çok, en yüksek, en şu, en bu şekilde değilde, rahat alanlarda, gösterişsiz, çalışmanın keyfini çıkararak yogamı yapıyorum.

 

***

Bir yoga tatiline gitmiştim. Benim için derin denecek hareketlerle seanslara başladıklarından, 15-20 dakika önce salona gidip çalışmaya başlayıp bedenimi o hareketlere açıyordum. Bir gün ben pincha mayurasana’da iken geldiler ve “aaa çok iyi yapıyormuşsun, bu kadar iyi yapabileceğini düşünmemiştim” dedi eğitmen, sonra da kendi sistemlerinde üst seviyede eğitmen olabilmek için bu harekette 45 saniyenin üstünde kalmak gerektiğinden bahsetti. Ben de “iyi de benim belim müsait değil ki, benim bedenim çok zor bir beden” dedim, “biz öyle demiyoruz, zorlayıcı bir beden diyoruz” dedi.

Sonra sohbet ederken eğitmenlerden biri benim kolaylıkla yaptığım bir harekette zorlandığını söyledi ve benim bunun için nasıl çalıştığımı sordu, beraber çalıştık biraz…

 

Asanaları yapmak yoga tanımı olarak alındığında, cimnastikçileri hiç yoga yapmadan 40 yıl yoga yapmışlardan “daha iyi yogacı” diye değerlendirmek zorunlu hale gelir. Ki bu durumda yoga diye bir şey olmazdı, sadece cimnastik diye bir şey olurdu.

 

Aynı şekilde;

  • bir sistem eğitmenlik için şu asanada şu kadar saniye gibi kriterler koyduğunda,
  • ya da bazı asanaları yapabilmek yogada tecrübe göstergesi olarak alındığında,
  • ya da esneklik miktarına, güç miktarına önem verildiğinde

bedensel özellikleri uygun olmayanlar doğrudan sistem dışına atılmış oluyor, bilgi ve uygulamaları ne kadar yerinde ve derin olursa olsun.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir