Beyler bu kadar kenarda kalmayın

Bir tanım yapma eğilimimiz var.

Bir kategorize etme eğilimimiz…

Bu çocuklar için, bu gençler, bu yaşlılar için…

Bu kadınlar için, bu erkekler için…

Bu erkek arabası, bu kadın arabası
Bu erkek işi, bu kadın işi
Bu kadın sporu, bu erkek

İtiraf edeyim, bir tatile gittiğimde uzanmış örgü ören bir erkek gördüğümde hem şaşırmıştım, hem de hoşuma gitmişti, öööyle ortalık yerde, herkesin gözü önünde, örgü örmenin keyfini çıkaracak cesarette erkekler de varmış…

Ayırımın olmadığı, çok nadir başka örnekler de var tabii. Benim en hoşuma gidenlerden biri at binmek. At yarışları, sadece binişler değil, yarışlar da kadın erkek ayırım olmaksızın beraber yapılıyor. Dresaj da, engel atlamalar da, şampiyona yarışları da (arazi), koşu yarışları da…

En tanınmış örneklerden biri, İngiltere Prensesi Anne: 1971’de arazi koşusunda şampiyon oldu, 1976’da Kraliçe’nin atı ile Montreal Olimpiyatlarında İngiltere takımında yarıştı. Kızı Zara Phillips de bir at yarışçsı ve arazi koşusunda şampiyon oldu, 2012 Olimpiyatlarında İngiliz takımınında gümüş madalya aldı.

Yoga da bu ayırımlardan nasibini alıyor. Gittikçe daha çok bayan yoga yaparken, beyler uzaktan bakmayı tercih ediyor gibi görünüyor. Yoga sınıflarında 1/10 – 1/20 gibi oranlar var. Halbuki yoga erkeklerle başlayan, devam eden, uzun yıllar Hindistan’da kadınlara öğretilmeyen bir gelenek. Belki son 50 belki 100 yıla sığdırılabilir kadınların yoga yapması, 5000 yıl içinde 100 yıl…. Ve oranlar hızla değişiyor.

 

     

 

Beyler bu kadar kenarda kalmayın, bayanlar aldı yolu gidiyor……….

 

 

“Yoga eski kalıpları, yeni ve daha uygun olanlarla değiştirme sürecidir.” Sri T Krisnamacharya

 

 

 

.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir