Geçmişin tuğlaları

Neden böylesin?
Neden yaptıklarını yapabiliyorsun?
Neden yapmadıklarını yapmıyorsun, yapamıyorsun?
Neden bazı şeyleri tercih ediyor, bazılarını etmiyorsun?
Neden o (kişi) öyle, bu (kişi) böyle ?
Neden bugün söylenenler söylendi, neden böyle söylendi, neden söylenmeyenler söylenemedi?

Nasıl oldu da bugün, buradasın (olduğun yer her neresi ise)?
Nasıl oldu da bugün bildiklerini biliyor, bilmediklerini bilmiyorsun?
Nasıl oldu da bugün şu kadar yabancı dil konuşabiliyor, veya şu yabancı dilleri konuşamıyorsun?
Nasıl oldu da bugün yediğin yemek önüne geldi, gelebildi ?
Nasıl oluyor da şimdi anlayabildiklerini anlayabiliyor, anlayamadıklarını anlayamıyorsun?

Öfkeni, düşmanlıklarını, vahşiliğini, nefretini, küstahlığını neler besliyor, kabartıyor? neler, kimler söndürdü, ılımlandırdı?

Nasıl bugün bu kadar katısın, esneksin, yumuşaksın, güçlüsün, hafifsin, beceriklisin, sertsin, sevecensin, manidarsın, nüktedansın, kapalısın, içtensin, manipülatifsin, dobrasın, coşkulusun, sessizsin, cesur, atılgan, sakin, hassas?

Neden ve nasıl eleştirdiklerini eleştiriyor, eleştirebiliyor, umusadıklarını umursuyor, bazı şeyleri hiiiiiççççç umursamıyorsun?

Kabul ettiklerini nasıl kabul edebiliyorsun ?

.
Nasıl gelişti hissedebilme kapasiten, kendini ifade edebilme kapasiten, sağlamlığın, kilon, tereddütlerin, yüzündeki çizgiler, beden duruşun, donuklukların, parlaklıkların, merhametin, tahammülün, sabrın, iyimserliğin, sevgin … ?

.
Kimler, neler sana bugünkü kapıları açtı? kendini o kapıların önünde nasıl buldun?

.

.
Sahiden, nasıl oldu bütün bu olanlar ?

 

                                    Datça, 2017

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir