Ayna

 

Şimdi hatırladım; çocukken başka bir çocuk gelip küfür ederse ya da kötü bir şey söylerse ve biz o lafı söylemek istemiyorsak o zaman kolumuzu uzatıp avuç içimizi ona yöneltip “ayna, aynaaaa” derdik.

Oyun işte….

 

 

Nerden bilelim aynanın bu kadar ünlü olacağını…

 

 

2003 yılında, Debbie Ford Türkiye’ye geliyor ve The Shadow Process (Gölge süreci) çalışmasını yapacak. Çok değerli eğitmenim Yossi yurtdışından telefon açıp daha “n’aber” bile demeden

“seminere gidiyor musun?”

“hangi seminer?”

“Debbie Ford”

“yaaaa, kitabı okudum, güzel de, sanırım aynı şey”

“bazı şeyler birden fazla kez yapılabilir”

Eee tabii tuttuk seminerin yolunu

 

 

Tahmin edebileceginiz üzere seminer ayna prosesi üzerine kurulu 🙂

Bol acılı, tatlılı, inişli çıkışlı bir hafta sonu geçirdik süper bir arkadaş grubu, omuz omuza

 

 

Aradan bir iki hafta geçti, bir kaç arkadaşımla Bodrum’a gittik. Hadi balık yapalım, balıkçıya gittik balık almaya, topu topu 15m2 bir dükkan, balıklarımızı seçtik, balıkçı yaşlı bir adam verdi onları temizlenmeye, sonra başladı bizimle sohbete, “nerden geliyorsunuz? … nerde kalıyorsunuz? … bu mevsimde….”

Biz 2 hatun, şehirden yeni gelmiş, hani asansörde insanların birbirine merhaba demediği büyük binalarda çalışan, bu sohbetten biraz şaşkın otomatik cevaplar veriyoruz.

Bunu gören balıkçı der ki “insanlarla sohbet edicen, güler yüzlü olucan, tabii ki sen aynaya nasıl bakarsan ayna da sana öyle bakar”

 

Bu da bize kapak olur…

 

******

 

Bir gün izleyenlerinden biri Bhagawan’a sorar:

“Kişinin Kendi’ni anlamak için kaç tane Upanişad okuması gerekir?”

Bhagawan, her zamanki tavrıyla cevap verir;

“Yüzünü görmek için kaç tane aynaya gereksinim duyuyorsun?”

 

 

                                                        Istanbul, 2011

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir