Erich Schiffmann – yogada içsel rehberlik

 

Başlarda, planlanmış bir asana programını uygulamanın ve buna mümkün olduğunca sadık kalmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Bunu yapmak, gelecekteki çalışmalar için sağlam bir fiziksel temel oluşturur ve yoga sürecini başlatır: Bilincin virtti’sini (dalgalanmalarını) sakinleştirmek.
Zamanla, iç rehberimizin sesi bu dalgalanmaların daha az gölgesinde kaldığında, onun günlük rutinimizi içimizden geldiği gibi değiştirmesine daha fazla izin verebiliriz. Yeni başlayanlar doğal eğilimlerine güvenmesin demiyorum. Bazen, Patanjali’nin kendini gerçekleştirmeye yönelik listelediği (Yoga Sutra 1.30) dokuz engelden biri olan, halsizlik ile alelâde tembellik arasında ayrım yapmak zor olabilir. Sakin bir günde, genellikle mutat çalışmanıza Güneşe Selam gibi güçlü bir şeyle başlayabilirsiniz. Bu uymadıysa, o zaman başka bir hareket tarzına ihtiyacınız olduğunu nazikçe kabul edin. Rehberinizin önerisini dinlemeye çalışın; en nihayet Yoga Sutraların yeni yorumcularından olan Kashmiri Shaivite Swami Savitripriya’ya göre, “Sadece kişisel tecrübeye dayanan bilgi sizi özgürleştirecektir, dogma veya inanç sistemleri değil.” Bu, ilk başta, eğitmeninizin talimatlarına göre kendinizi disipline sokmaktır. Bu, hassasiyet geliştirir ve şartlamalarınızın üstesinden gelmeye yardımcı olur. Sonra, iç sese duyarlı hale geldikçe, ne yapacağınız veya yapmayacağınız konusunda sizi yönlendirmesine izin verin. Eğitmeninizin talimatlarına sonsuza dek katı bir şekilde bağlı kalmayın. Disiplinin önemi, “iç rehberinizi takip etmenin” en üstün olduğu hale ulaşmanıza yardımcı olmaktır.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir